15.03.2022 00:46:43

Genel Başkanımız Sayın Mustafa Sarıgül, 14 Mart 2022 Pazartesi günü parti genel merkezinde haftalık basın değerlendirmesi yaptı.

UKRAYNA, KURBANDIR, NATO, ABD’NİN APARATIDIR.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ne yazık ki devam ediyor.

Yapay zekâyı, paralel evreni, sanal dünyayı konuşurken 75 yıl geriye gittik.

Metaverseden bahsederken sığınaklar, tanklar, bombalar, ölen çocuklar, yıkılan şehirler gerçeğini yaşıyoruz.

Dünyaya, bunları yaşatanlara yazıklar olsun.

Bu yaşananların, Ukrayna-Rusya, Rusya- NATO savaşı olmadığı açıktır.

Bu yaşananlar, Amerika’nın tahtını sallayan Rusya ve Çin’in önünü kesme mücadelesidir.

BU YAŞANANLAR, TAHT OYUNLARIDIR

Ukrayna, kurbandır. NATO, ABD’nin aparatıdır.

Masum siviller, çocuklar ölüyor, bir ülke mahvoluyor. Bizi üzen budur.

Türkiye Değişim Partisi, silahlar gitmeli, barış gelmeli diyen bir partidir.

Türkiye Değişim Partisi, silah tüccarlarının değil halkların yanındadır.

BU SAVAŞIN SORUMLUSU BİDEN VE PUTİN, KAYDEDENİ AB’DİR

Avrupa Birliği, Ukrayna’yı yalnız bırakarak bencil olduğunu, acıları ten rengiyle, göz rengiyle ayırarak ırkçı olduğunu, Rus yazarlarına, Rus sanatçılara ve Rus halkına gösterdiği düşmanlıkla da akıl tutulması yaşadığını gösterdi.

Ey Avrupa! Sağduyulu olun, İnsaflı olun, merhametli olun, insan olun, insan…

Bakın İbrahim Tatlıses ne diyor:

Ha kutuplarda bir Eskimo genci,

Ha Afrika’da garip bir zenci,

fark etmez ne dili ne rengi,

Mademki insandır saygımız vardır.

HER İŞİN BAŞI SAĞLIK, SAĞLIĞIN BAŞI DA DOKTORLARDIR

Bugün 14 Mart Tıp bayramı. Sağlık tablomuz ne yazık ki iyi değil. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet artarak devam ediyor. 2021 yılında 364 sağlık çalışanı saldırıya uğramış, 316 sağlık çalışanı hayatını kaybetmiş.

Sağlıkta şiddeti önleme amacıyla, sağlık hizmetleri temel kanununda değişiklik yapıldı, ama yeterli olmadı. Şiddet olaylarını önlemeye yönelik düzenlemelerin sağlık kanununda değil ceza mevzuatında yer alması lazım.

Sağlık sistemimiz; çalışanlarıyla, hastalarıyla, ekipmanlarıyla alarm veriyor.

Doktorlardan, 5 dakikada hasta bakmaları isteniyor. Hastalar randevu alamıyor.

İlaçlar pahalı, Bazı ilaçlar bulunamıyor, Ameliyatlar erteleniyor.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bu tabloyu düzeltmeye çalışmak yerine, doktorlara “gidiyorlarsa gitsinler!” diyor.

Doktorlarımız burukluk ve kırgınlık içindeler. Sevgili doktorlar, sizler bizim baş tacımızsınız. Her işin başı sağlıksa, sağlığın başı da doktorlardır.

Sayın Erdoğan,  bu ülkenin tek sahibi değildir, kimseye kapıyı göstermeye hakkı yoktur.

Doktorlarımız emeklerinin karşılığını alamıyorlar. Türkiye Değişim Partisi, iktidarında, sağlık personeline yoksulluk sınırının üstünde bir maaş vereceğiz.

Sağlık çalışanlarının mutlu, yurttaşlarımızın memnun olduğu kalitenin standart hale geldiği bir sağlık sistemi kuracağız.

UFKA BAKIYOR, KARADENİZ’DEN GELECEK AYÇİÇEK YAĞINI BEKLİYORUZ.

20 yıllık Ak Parti döneminde öyle şeyler yaşadık ki, “artık hiçbir şey bizi şaşırtamaz” diyorduk, bizi şaşırtmayı bir kez daha başardılar.

Geçen sene ufka bakıp, Karadeniz’den çıkacak doğalgazı bekliyorduk.

Bu senede ufka bakıyor, Karadeniz’den gelecek ayçiçek yağını bekliyoruz.

Ayçiçek yağının bu kadar kıymete bineceği hiç aklımıza gelmezdi. Aklımıza gelmeyen başımıza geldi.

Bu topraklarda ekmek kuyruğu olacağı hiç aklımıza gelmezdi. Aklımıza gelmeyen başımıza geldi.

Patatesin, soğanın tanzim satışa gireceği hiç aklımıza gelmezdi. Aklımıza gelmeyen başımıza geldi.

Yarım simit satılacağı, hiç aklımıza gelmezdi. Aklımıza gelmeyen başımıza geldi.

Hacı yolu bekler gibi ayçiçek yağı gemisi beklemek istemiyorsak üretime önem vermemiz lazım.

ÇİFTÇİYE AKIL VERMEYİN, PARA VERİN

İthalatçı bakan gitti, yeni bakan üretime önem verir diye umut ettik.

Ama o da üretimi Afrika’da arıyor. Sayın bakan, Afrika’yı bırak Anadolu’ya bak. Mazot, gübre, ilaç fiyatlarından endişe etmeyin diyor. Sayın bakan, çiftçiye akıl vermeyin, para verin. Tarım Kanunu’nda devlet milli gelirin en az yüzde 1’i kadar destek verir yazıyor. Bunu uygulayın yeter.

Çiftçiye vermeniz gereken 79 milyar, verdiğiniz 29 milyar.

Bakın Cenabı Allah yardım etti,  iyi yağış aldık. Gelin, tarımda milli seferberlik ilan edelim. Ekilmedik bir metrekare yer bırakmayalım. Çiftçiye mazotu yarı fiyata verelim, gübreyi çok ucuza –gerekiyorsa bedava- verelim, ucuz elektrik verelim. Aksi takdirde, Allah korusun bugünleri arar hale geliriz.

Türkiye Değişim Partisi, sadece eleştiren bir parti değildir. Türkiye Değişim Partisi, kavga değil, çare partisidir.

YAPMAMIZ GEREKEN, ÜRETMEK, ÜRETMEK, ÜRETMEKTİR

Yapmamız gereken, Türkiye’yi kendine yeter hale getirmektir.

Bunun adı ekonomik milliyetçiliktir. Ekonomik milliyetçiliği ancak biz yaparız.

Dışarıdan destek aramayan, Amerika’ya göz kırpmayan tek parti Türkiye Değişim Partisidir. Türkiye Değişim Partisi, Malazgirt’ten Kocatepe’ye tam bağımsız Türkiye diyen partidir.

Biz, iş başına gelir gelmez tarımda üretim seferberliği başlatacağız.

Üretimi planlayacağız, çiftçimiz ne ekeceğini bilecek, ürününü kaçtan satacağını bilecek.

Çiftçimize alım garantisi verecek, elin çiftçisini değil, kendi çiftçimizi ihya edeceğiz.

Gençlerimizi tarıma özendirecek, hazine arazilerini bedelsiz olarak, tarım yapmak şartıyla onlara vereceğiz.

Tarım arazilerimize, meralarımıza gökdelenler diktirmeyeceğiz.

Gübrede, tohumda, ilaçta yerliye döneceğiz.

Çayımıza, fındığımıza, pamuğumuza, zeytinimize, üzümümüze sahip çıkacağız.

Tarım ürünlerimizi, çok uluslu şirketlerin inisiyatifine bırakmayacağız.

Devlet üretme çiftlikleri, tarım işletmeleri açacağız. Kooperatifçilik yapacağız.

Bu işletmeler, bölgelerinde ürettiklerini, bölgelerinde tüketecekler, kalanını satacaklar. Böylece tarla ile hal, hal ile tezgâh arasındaki mesafe kısalır, fiyatlar ucuzlar.

Bu zamana kadar, Hans’a, Dimitri’ye, Gabriel’e giden 120 milyar doları, Hasan’a, Hüseyin’e, İbrahim’e harcayacağız.

Borçlarının faizlerini sıfırlayacağız. Kullandıkları mazot, gübre ve elektrikten vergi almayacağız.

Tarımsal sanayiye geçecek, fındıkta İtalyan’ın kazandığı parayı Türk’e kazandıracağız.

AK PARTİ YAPAMAZ, YAPABİLECEK OLSALAR 20 YILDIR YAPARLARDI

Bunları diğer partiler de yapamaz. Onlar da dış dünyanın gözüne bakıyorlar.

Onlar da uluslararası şirketlerin emrindeler.

Bunları biz yaparız. Çünkü biz bu toprakların partisiyiz.

Milletimiz mutlu, devletimiz güçlü olsun diye varız.