21.05.2022 18:23:03

Genel Başkanımız Sayın Mustafa Sarıgül, 21 Mayıs 2022 Cumartesi günü Mahkum Yakınları ile bir araya geldi.

AF KONUSUNU NEDEN GÜNDEME GETİRDİM?
Gittiğim yerlerde mahkûm aileleri bana öyle dertler ve haksızlıklar anlattılar ki sessiz kalamadım. Benim mahkumlarla, eskiden beri yakınlığım vardır. Cezaevlerinden çok mektup alırım. Bana mahkumlardan öyle sorunlar, ulaştı ki susup oturamadım.
Bu nedenle 9 Nisan’da bir af çağrısı yaptım. Maltepe, Diyarbakır, Sincan, Osmaniye, Bakırköy, Tekirdağ, Zonguldak, Adana, Konya, Ordu, Ümraniye, Kırıkkale, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Samsun cezaevlerine gittim. Buralardan af çağrısını tekrarladım.
Haftalık basın toplantıları, sosyal medya hesaplarıyla, bu af çağrısını dile getirdim. Bunları yapmaya devam edeceğim.
Ben millete tepeden bakan, kendini beğenmiş siyasetçilerden değilim. Töresine, geleneklerine, inançlarına bağlı, büyüğünü küçüğünü bilen bir kardeşinizim.
ANNEN YOK, KİMSEN YOK
Bizde anne ve babaya hürmet vardır. Anne sevgisi bizim için yüce bir sevgidir.
Anne bizim sığınacak limanımızdır. Kimseye diyemediğimizi annemize deriz. Kimseye gücümüz yetmez, nazımız geçmez, annemize geçer.
Anne, bizim ilk kundağımızdır. Anne, bizim ilk oyuncağımızdır. Anne dilimizdir, damağımızdır, dudağımızdır, anne, kolumuz kanadımızdır.
Rahmetli Doğan Cüceloğlu, “Annen yok, kimsen yok” demişti. Ne kadar doğru demiş. Neden biliyor musunuz? Çünkü anneler karşılıksız severler de ondan…
YouTube de izlediniz mi? bilmem… Bir genç anlatıyor: annesini kaybettikten sonra, teyzesiyle birlikte yaşamaya başlamış. Patates kızartmasını çok seviyormuş. "annemin öldüğünü, teyzemden bir tabak daha patates kızartması istemeye utanınca anladım..." diyor. Beni paramparça etti bu söz.
EVLATLAR İÇERİDE, ANNELER DIŞARIDA HAPİS
Anne olmak zordur, ama evladı cezaevinde olan, bir anne olmak daha da zordur.
Evladını demir parmaklıklar, arkasında görmek zordur. Analar, görüşe gider, evlatlarını görür gelirler, âmâ akılları hep oradadır. Gözleri hep arkada kalır.
Evlatlar içeride, anneler dışarıda hapistir. Acıyı, derdi, sıkıntıyı onlar çeker.
Evlat, aç mı tok mu? Hasta mı, bir derdi var mı? Düşünmeden duramazlar. Evladın ayağına taş değsin istemezler.
Anneyle evlat arasında, duvarlar, mesafeler vardır. Ama anneler duyar, anneler hisseder, anneler bilir. Çünkü; anneler evlatları için yaşarlar.
Peygamber efendimiz, "Cennet, annelerin ayaklarının altındadır" demiştir.
Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar. Ananın hakkı ödenmez. Biz bu sözlerle büyüdük, biz ailemizden böyle gördük.
Adana’dan, Ordu’ya, Diyarbakır’dan Tekirdağ’a kadar 400 bin km yol yaptıysak nedeni budur. Nedeni mahkûm analarıdır. Onların göz yaşını dindirmek için yollardayım.
AF KONUSU SİYASİ DEĞİL, VİCDANİDİR
Ben bu af çağrısını yaptığım zaman, bana, “Af bize oy getirmez, iktidarın işine yarar” dediler. “Affı isteyen kadar, istemeyen de var” dediler. Ama ben, af çıkarmanın, kimin işine yarayacağı, hesabını asla yapmadım. Af konusuna siyasi değil hep vicdani açıdan baktım. Ben, oy kazanmak için değil, yaralı gönüllere merhem olmak için af istiyorum.
Adalet ve hakkaniyet için af istiyorum. Babasına kavuşan bir yavrunun sevinci, evlat hasreti çeken bir ananın, hayır duasını alsam, o bana yeter.
Adaletsizliğe, haksızlığa uğramış, bir kişi için bile, hak yerini bulsun, o bize yeter.
Çok önemli bir konuya ayrıca dikkatinizi çekmek istiyorum.
İŞSİZLİKLE, EĞİTİMSİZLİKLE, BAĞIMLILIKLA MÜCADELE
Biz sadece bir af çağrısında bulunmuyoruz. Af çıktıktan sonra, suça neden olan ne varsa onları da düzeltelim diyoruz. Kanunlarımızda eksiklik varsa, bunları gözden geçirelim. İşsizlikle, eğitimsizlikle, bağımlılıkla mücadele edelim.
⦁ Sabıka kaydı düzenlemesi yapalım.
⦁ İş bulmalarına yardım edelim.
⦁ İş bulana kadar devlet yardımı sağlayalım.
⦁ Mesleki eğitim verelim.
⦁ İş kurmak isteyenlere kredi desteğinde bulunalım.
⦁ Psikolojik danışmanlık hizmeti verelim.
Kader mahkûmları, dışarı çıkınca, temiz ve yeni bir sayfa açmak ister. Ama işi yoksa, geliri yoksa, bağımlıysa ve yardım alamıyorsa nasıl temiz sayfa açacak?
Devlet af çıkararak, güçlü ve adil olduğunu, aftan sonra da destek vererek, vicdanlı, şefkatli ve merhametli olduğunu göstermelidir.
CEZAEVLERİNİ DOLDURMAK DEĞİL, BOŞ TUTMAK ÖNEMLİ
Ben Şişli Belediye Başkanlığım sırasında bunu yaptım. Suçlulara, intikam alınması gereken, insanlar olarak değil, topluma kazandırmamız gereken insanlar olarak baktım ve onlara iş verdim. Destek verdim.
Önemli olan, cezaevlerini doldurmak değil, boş tutmaktır. Önemli olan, cezaevi açmak değil, işyeri açmaktır.
Türkiye, cezaevi yapmak ve işletmek için harcadığı parayı, fabrika açmak ve işletmek için harcasaydı, bu kadar insan cezaevinde olmazdı.
GÜNDEME GELEN HER AF SONUNDA ÇIKMIŞTIR
Ben, haftalık basın toplantıları, sosyal medya hesaplarıyla, cezaevleri önünde yaptığım açıklamalarla, toplantı ve etkinliklerle bu konuyu, gündemde tutmaya devam edeceğim.
Parti liderleriyle bu konuyu görüşeceğim. sizlerin de milletvekillerine, parti gruplarına sesinizi duyurmanız lazım. Sosyal medyayı çok iyi kullanmanız lazım.
Siyasetçiler ve ülkeyi yönetenler, ülke gündemini, halkın taleplerini ve isteklerini dikkate almak zorundadır.
Eninde sonunda, bu konu meclise intikal edecektir. Türkiye’nin gündemine gelen her af sonunda çıkmıştır. Allah’ın izniyle bu afta çıkacaktır.
AFFET TÜRKİYE!
Bu toplantı vesilesiyle, buradan bir kez daha Türkiye’min vicdanına sesleniyorum. Affet Türkiye! diyorum.
⦁ Anaların hasretini dindirmek için affet…
⦁ Çocukları sevindirmek için affet…
⦁ Sıcak bir yuva için affet…
⦁ Haksızlığa uğramışlar için affet…
⦁ Geçmişi geride bırakmak için affet…
⦁ Şefkat ve merhamet için affet…