09.01.2023 10:05:13

TDP Genel Başkanı Sayın Mustafa Sarıgül Diyarbakır Bölge toplantısını gerçekleştirdi.

ÜÇ ŞEY DEĞİŞECEK, TÜRKİYE GÜZELLEŞECEK

Türkiye Değişim Partisi olarak güler yüzlü, mutlu bir Türkiye istiyoruz. Varlıklı, huzurlu bir Türkiye istiyoruz. Bu amaçla üç şeyi değiştireceğiz. Üç şey değişecek, Türkiye güzelleşecek.

  • Ekonomiyi değiştireceğiz.
  • Devletin işleyişini ve zihniyetini değiştireceğiz.
  • Siyasetin dilini ve yapılışını değiştireceğiz.

ELEKTRİK VE DOĞALGAZ DAĞITIMINI DEVLET YAPACAK

Geçen hafta İstanbul’da, ekonomide yapacağımız değişiklikleri anlattım.

“Elektrik ve doğalgaz dağıtımını devlet bünyesine alacağız. 10 kalem temel ihtiyaç maddesinin fiyatını sabitleyeceğiz” dedim. “Devlet fabrika açmaz, devlet, çiftçilik yapmaz diyorlar. Biz fabrika da açacağız, kooperatif de kuracağız, nerede ne gerekiyorsa onu yapacağız” dedim.

ÖZEL SEKTÖR GELMİYORSA, DEVLET GELECEK

Bugün de burada söylüyorum: Kimse kusura bakmasın, özel sektör nereye gelmiyorsa devlet olarak oraya biz geleceğiz. Fabrika açacağız, tarım, hayvancılık işletmeleri, turizm tesisleri kuracağız. Bu bölgeyi komşu ülkelere yönelik bir üretim merkezi haline getirerek iş ve aş derdine son vereceğiz.

Yerel yönetimlere işsizlikle mücadele için yetki ve kaynak sağlayacağız.

Hazine arazilerini bedelsiz olarak, tarım ve hayvancılık yapmak şartıyla gençlere vereceğiz. Gençlerimize büyük baş ve küçükbaş hayvan hibe edeceğiz.

Van- Erciş, Şanlıurfa- Siverek, Hakkâri – Yüksekova, Mardin- Midyat, Adıyaman- Kâhta, Diyarbakır- Ergani, Şırnak- Cizre, Muş- Malazgirt, Kahramanmaraş-Elbistan ilçelerini il yapacağız.

KORKULARLA YAŞAYAMAYIZ

76 yıldır çok partili siyasi hayatı ve demokrasiyi yürütmeye çalışıyoruz.

76 yılda çok darbeler ve darbe girişimleri yaşadık. Özellikle bu bölgede olmak üzere sıkıyönetim ve olağanüstü yönetimler gördük. Demek ki demokrasiyi tam manasıyla işletemedik.

70’li yıllarda anarşi, 90’lı yıllarda terör yüzünden 10 binlerce insanımızı kaybettik. Ülkemizin bütünlüğü, inançlarımız ve yaşam tarzlarımız tehlikede korkusuyla madden ve manen çok yıprandık. Çok şey kaybettik. Artık böyle yaşayamayız. Böyle yaşarsak korku içinde ve yoksul olarak yaşarız. Buna da yaşamak denmez. Biz buna razı değiliz.

KÜRT KARDEŞİMİN DERDİ, ABD’NİN UMURUNDA BİLE DEĞİL

İç barışı bozan, kutuplaşma yaratan, gerginliğe neden olan bütün sorunlarımızı çözmemiz lazım. Türkiye’de çözmemiz lazım. Bu topraklarda çözmemiz lazım.

Bu sorunlar, yıllarca çözemediğimiz için Türkiye sınırlarını aştı, dış ülkelerin ilgi ve etki alanına girdi.

Diyarbakır’daki Kürt kardeşimin derdi inanın ABD’nin umurunda bile değil, ABD’nin derdi İsrail’i bu bölgede rahat ettirmek. ABD alacağını alır, yapacağını yapar, geride kaos, geride kan, geride gözyaşı bırakır.

TÜRK VE KÜRT KARDEŞTİR, ABD KALLEŞTİR

Ayıdan post ABD’den dost olmaz. ABD ipiyle kuyuya inenler hep kuyuda kaldı. Birçok devlet, birçok örgüt, birçok siyasetçi bunu yaşadı.

Bu sorunu çözecek olan Türkler ve Kürtlerdir. Türk ve Kürt kardeştir, ABD kalleştir.

‘Kürt sorunu yoktur’ demekle mesele hallolmuyor. Kürt vatandaşlarımız, 'sorun var' diyorsa sorun vardır.

Alevi vatandaşlarımız, ayrımcılığa uğruyoruz diyorsa ayrımcılık vardır. Bu sorunu çözecek olan Alevi ve Sünnilerdir. Sorunun çözüm yeri Türkiye’dir.

Bu soruna Avrupa ülkelerinin ilgi göstermesi kimseyi yanıltmasın. Alevi vatandaşımın sorunu onların umurunda bile değil, onların derdi Türkiye’nin içini bozmak.

AVRUPA TÜRKLERİ VE MÜSLÜMANLARI İSTEMİYOR

Mülteci sorunu ve son yaşanan olaylar gösterdi ki Avrupa Türkleri ve Müslümanları istemiyor. Alevi- Sünni, Kürt-Türk, laik-antilaik, bu topraklarda birlikte yaşamak zorundayız. Bizim birbirimize ihtiyacımız var ve bizim bizden başka dostumuz yok. Bu ülke hepimizin ve bu ülke hepimize yeter.

Birlik ve beraberliğimizi, herkesin bizim gibi olmasını isteyerek, herkesi kendimize benzeterek, herkese kendi doğrularımızı ve ölçülerimizi dayatarak sağlayamayız. Böyle bir dünya yok.

TÜRKİYE’DE SADECE TÜRKLER YAŞASAYDI SORUNLAR BİTECEK MİYDİ?

Türkiye’de sadece Kürtler yaşasaydı sorunlar bitecek miydi? Elbette ki bitmeyecekti.

Türkiye’de sadece Türkler yaşasaydı sorunlar bitecek miydi? Elbette ki bitmeyecekti. Öyleyse herkesin kendisine, şu soruları sorması gerekiyor:

Barış, kardeşlik ve refah içinde mi yaşamak istiyoruz? Baskı, korku ve yoksulluk içinde mi yaşamak istiyoruz.

Almanya, Kanada, İsviçre gibi mi olmak istiyoruz? Afganistan, Suriye, Libya gibi mi olmak istiyoruz?

Almanya, Kanada, İsviçre gibi barış, kardeşlik ve refah içinde yaşamak istiyorsak, herkesin birbirini kabul etmesi lazım.

KÜRT’ÜN KÜRT GİBİ YAŞAMASININ KİME NE ZARARI VAR?

Bir Türk vatandaşı nasıl Türk gibi yaşıyorsa, bir Kürt vatandaşının da Kürt gibi yaşamasının kime ne zararı var?

Bir Alevi vatandaşımız, Alevi gibi yaşamak istiyorsa bunun kime ne zararı var?

Bir Süryani vatandaşımız, Süryani gibi yaşamak istiyorsa bunun kime ne zararı var? Bırakın, herkes kendi kimliğini serbestçe ifade etsin. Bırakın herkes, kendi inanç, kültür ve geleneklerine göre yaşasın. Bırakın herkes, düşüncesini, özgürce dile getirsin.

ADİL BİR DEVLET, İNSANCA VE HAKÇA BİR DÜZEN KURACAĞIZ

Bunu sağlayacak olan parti, Türkiye Değişim Partisi’dir. Bunu sağlamak için önce devletin zihniyetini değiştireceğiz.

Devlet kendisi için değil millet için var olacak.

Adil bir devlet, insanca ve hakça bir düzen kuracağız.

Vatandaşın devlet karşısındaki haklarını kuvvetlendireceğiz.

Devlet, tarafsız olacak bir vatandaşını bir diğerine tercih etmeyecek.

Devletin tüm organları hukukun üstünlüğü ilkesini eksiksiz uygulayacak.

Herkes, noksansız bir demokrasi içinde, huzur ve refah içinde yaşayacak.

ÖTEKİSİ OLMAYAN TÜRKİYE

Türkiye Değişim Partisi iktidarında hiç kimse etnik kökeninden, dini inancından veya yaşam biçiminden dolayı “öteki” olmayacak. Ayrımcılık, baskı ve şiddet görmeyecek.

Türkiye Değişim Partisi iktidarında herkes eşit olacak ve herkes eşit haklardan faydalanacak.

Bir demokrasi sofrası kuracağız. Bu sofrada hak olacak, hukuk olacak, özgürlük olacak, barış olacak. Zengin ve bereketli bir, vatan sofrası kuracağız. Bu sofrada 84 kişinin değil, 84 milyonun karnı doyacak.

AK PARTİ HER SEÇİMDE DÜŞMANLARINI DEĞİŞTİRİYOR

Dünkü dostları HDP’ye bugün düşman oldular. Herkesin de onlara düşmanlık etmesini istiyorlar.

Selahattin Demirtaş, Sayın Erdoğan’a, “seni başkan yaptırmayacağız” demeseydi bugün dışarıdaydı. Demirtaş’ın Türkiye siyaseti yapması birilerini rahatsız etti. Siyaseten içeride tutuyorlar. Hukuku siyasete alet ediyorlar.

Devletin istediği şartları yerine getirerek seçime girmiş ve kazanmış başkanların yerine kayyum atadılar. Millet iradesini hiçe saydılar. Şimdi HDP’yi kapatmak istiyorlar.

Türkiye Değişim Partisi olarak parti kapatmanın karşısındayız. Suç işleyen kimse cezayı ona verelim. Milyonların oy verdiği bir partiyi yok etmeyelim diyoruz.

İKTİDARDA KALMAK İÇİN HAKSIZLIK YAPANLAR HEP KAYBETTİ

Ülkeyi yönetenlerin, iktidarlarını koruyabilmek için, devletin bütün imkânlarını kullanacak kadar gözlerinin karardığı anlaşılıyor.

HDP’li belediyelere kayyum atamaları, HDP’yi kapatmaya çalışmaları, Ekrem İmamoğlu’na ceza vermeleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesine kayyum atama niyetleri bu gözü kararmışlığı gösteriyor.

Ülkemizi korku ve kaygı ortamına sokarak iktidarda kalmak istiyorlar.

Ama şunu unutuyorlar: İktidarda kalmak için haksızlık yapanlar hep yenildiler. Bunlar da yenilecekler.

OLAN ANNELERE, EVLATLARA VE YOKSULLARA OLUYOR

Türk ve Kürt annesinin göz renkleri ayrı olabilir ama gözyaşları aynıdır.

Her zaman ve her yerde olduğu gibi olan annelere, evlatlara ve yoksullara oluyor. Dağa giden de fakir çocukları, şehit olan da fakir çocukları oluyor.

Elitlerin, çocukları yurtdışında sefa sürüyor.

ELİTLER GİDİYOR TDP GELİYOR

Ülkeyi bu hale elit takımı, düzenin partileri getirdi. Milletimiz artık yeter dedi. Türkiye Değişim Partisi’ni kurdu. Elitlerin dönemi bitti. Milletin dönemi başlıyor. Türkiye Değişim Partisi iktidara geliyor. Güler yüzlü Türkiye geliyor! Mutlu Türkiye geliyor! Varlıklı Türkiye geliyor!

Artık hiç kimse, ama hiç kimse, Türkiye’de yaşadığına pişman olmayacak.

Artık hiç kimse, ama hiç kimse, Türkiye’de doğduğuna isyan etmeyecek.

Artık söz de milletin, hak da milletin. Ekmek de aş da milletin olacak.