13.03.2023 16:16:28

Genel Başkanımız Sayın Mustafa Sarıgül 13.03.2023 Pazartesi günü haftalık basın toplantısını gerçekleştirdi.

DEPREMLE İLGİLİ TÜM ÇALIŞMALAR EKSİK VE YANLIŞ

Deprem felaketiyle karşılaştığımız 6 Şubat sabahından bu yana depremle ilgili tüm çalışmalar ne yazık ki yanlış gidiyor.

Sorumlu makamlar, depremi bir merkezden idare etmeye çalıştılar, başaramadılar. “Her şeyi biz yapacağız” dediler yapamadılar.

Her şeyin kontrol altında olduğu algısını vermeye çalıştılar, o da olmadı, o da tutmadı.

Geçen hafta deprem bölgesindeydim. Ne yazık ki bu panik, bu savrukluk, bu dağınıklık devam ediyor.

YOK DEMEKLE SORUNLAR YOK OLMUYOR

Depremin üzerinden 36 gün geçti. Bölgede hâlâ çadır yok, gıda ve hijyen sorunları hala devam ediyor. İnsanlar, haftalardır duş alamıyorlar. Sıcak yemek yiyemiyorlar. Temiz bir tuvalete giremiyorlar.

Ülkeyi yönetenler, bölgede sorun var, deyince kızıyorlar. Ama yok demekle de sorunlar yok olmuyor.

Siz istediğiniz kadar “her şeyi yaptık” deyin. “Babam soğuktan donarak öldü” diyen kızımızın gözyaşları, “bizi kurtarın!” diyen ses kayıtları orta yerde duruyor.

SİSTEM SADECE SAYIN ERDOĞAN TALİMAT VERİRSE ÇALIŞIYOR

Bu hükümet sistemi tüm yetkileri cumhurbaşkanına verdi.

Bürokrasi hata yapma korkusuyla hiçbir şey yapmıyor, sorumluluk almıyor, inisiyatif kullanamıyor. Sistem sadece Sayın Erdoğan talimat verirse çalışıyor.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sayesinde hızlı karar alıyoruz diyorlardı.

Yaşadığımız afetlerde gördük ki hızlı karar almayı bırak adım bile atamıyorlar.

Covid salgınında beş maske dağıtamadılar, orman yangınlarında helikopter kaldıramadılar. Depremde, enkaz altında kaldılar.

KREDİ VERMEK DESTEK VERMEK DEĞİLDİR

Ak Parti iktidarları, dar gelirliye, esnafa, çiftçiye yeni kredi vermeyi ya da borçlarını ötelemeyi destek sanıyor.

Enkazın altından çıktığı, pijamasından başka bir şeyi kalmamış işini, işyerini, kaybetmiş depremzedelerin borçlarını öteliyorlar, kredi veriyorlar.

Deprem bölgesinde her şey normal mi? Bu krediyi nasıl ödeyecekler? Diye düşünmüyorlar.

Deprem bölgelerindeki esnafa, çiftçiye kredi değil, hibe desteği verilmelidir,

DEPREMZEDELERİN TÜM BORÇLARI SİLİNMELİDİR

Depremzedelerin elektrik, su, doğalgaz ve telefon borçları silinmelidir. Bu hizmetler bir süre bedelsiz olmalıdır.

Depremden zarar gören vatandaşlarımızın bankalara ve kooperatiflere olan borçları da silinmelidir.

Yapılacak olan konut ve işyerleri depremzedelere bedelsiz verilmelidir.

Hayatını kaybedenlerin yakınlarına koşul aranmaksızın ölüm aylığı bağlanmalıdır.

Depremde yaralanan veya engelli hâle gelen vatandaşlarımıza özel hastaneler dahil olmak üzere tedavi, ilaç, protez, araç ve gereçlerin ücretsiz verilmesi şarttır.

DEVLET ÇİFTÇİNİN HER İHTİYACINI KARŞILAMALIDIR

Çiftçimizin tarlasını ekmesi, hayvanına bakması, traktörünü çalıştırması lazım.

Tarım Bakanlığı öyle bir planlama yapmalı ki, çiftçi bütün borçlarından kurtarılmalı, tohumu, ilacı, gübresi verilmeli, gerekli ekipmanlar çiftçiye sağlanmalıdır.

Üreticilerin elinde ve enkaz altında ne kadar ürün varsa satın alınmalıdır.

Köylülerin köyünde ve üretimde kalmaları için devlet, bütün gücüyle çiftçinin yanında olmalıdır.

LÜTFEN DEPREMİ UNUTMAYALIM

Bütün siyasi partilere ve sivil toplum örgütlerine sesleniyorum.

Lütfen depremi unutmayalım. Deprem yaraları sarılmış, ihtiyaçlar karşılanmış değil. Elimizi ve ilgimizi bölgeden çekmeyelim. Yardımlara devam edelim.

Deprem için kaynak bulmak gerekecek. Vergi alacaksanız yoksuldan değil, zenginden alın. Fakirin sofrasına el uzatmayın.

İTTİFAKLAR KONUSUNDAKİ TAVRIMIZ

Seçim tarihi açıklandı, ittifak arayışları hızlandı.

Türkiye Değişim Partisi olarak bu konudaki genel tavrımız şudur:

Parti olarak parlamenter sistemden yanayız.

Bir kişinin tek başına koskoca bir ülkeyi yönetmesini doğru bulmuyoruz.

Tarafsız cumhurbaşkanı, güçlü meclis, bağımsız yargı istiyoruz.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yürümediği görülmüştür.

Deprem felaketinde enkaz altında kalan devlet değil bu sistem olmuştur.

Yine bu sistem nedeniyle siyaset 50+1 kıskacı içine girmiş, ittifak siyaseti haline dönmüştür.

DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEMDEN YANAYIZ

Türkiye bir sonraki seçimleri demokratik, parlamenter sistem içinde yapmalıdır.

Partiler, 50+1 kıskacından da kurtulmalı seçmenin önüne, kendi güçleri, projeleri ve söylemleriyle çıkmalıdır.

Türkiye Değişim Partisi olarak bu amaca hizmet eden ve ilkelerimize uyan, iş birliklerini destekleriz.

Türkiye Değişim Partisi her zaman sorunun değil, çözümün parçası olmuştur.

KOLTUK PEŞİNDE KOŞMAYIZ

Anayasamızın ilk 4 maddesini şart koşarız, koltuk peşinde koşmayız.

Türkiye Değişim Partisi çıkar hareketi değil, inanç hareketidir.

Türkiye Değişim Partisi makam heveslilerin değil, Türkiye sevdalılarının partisidir.

İttifaklarını genişletme arayışı içinde olan siyasetçilerin, şu hususu dikkate almaları lazım.

İTTİFAKLARDA 2 ARTI 2 HER ZAMAN 4 ETMEZ

Parti yönetimi istiyor olabilir ama taban o ittifakta olmak istiyor mu? Önemli olan budur.

Partiler, kendi oylarını da görüştükleri partilerin oylarını da ceplerinde sanarak toplama, çıkarma yapmasınlar. Seçmenin oyu çakılı çivi değildir, çantada keklik hiç değildir.

İttifaklarda 2 artı 2, her zaman 4 etmez. 3’te edebilir 5’te edebilir. Doku uyuşmazlığı olursa 3 eder, doku uyumu olursa 5 eder.

TDP, SEÇİME HAZIRDIR

Türkiye Değişim Partisi, ekonomik milliyetçilik anlayışı ve 5T formülüyle, projeleri ve güçlü teşkilatıyla seçime hazır bir partidir. Halkla iç içe siyaset yapmaya devam edeceğiz.

Büyük acılar yaşıyor, zor zamanlardan geçiyoruz. Ama ben inanıyorum ki, bu zorluklar bizi güçlendirecek, yaşadığımız acılar bize yol gösterecek. Çocuklarımız için yeni ve güzel bir Türkiye kuracağız.

TÜRKİYE’Yİ YENİDEN RAYINA OTURTACAĞIZ.

Türkiye Değişim Partisi olarak, milletimizin geleceği adına umutla ve heyecanla doluyuz.

Türkiye’nin yücelmesi ve güçlenmesi için, bütün kadrolarımızla, canla başla ve büyük bir heyecanla çalışacağız. Türkiye’yi yeniden rayına oturtacağız.