15.02.2022 17:34:24

Türkiye Değişim Partisi Genel Başkanımız Mustafa Sarıgül, 15 Şubat 2022 Pazartesi günü, parti genel merkezinde haftalık basın değerlendirmesi yapmıştır.

Türkiye Değişim Partisi, halkın gündemini bilen, sokağın nabzını tutan bir partidir. Türkiye Değişim Partisi, hak arayanların hakkını arayanların partisidir Türkiye Değişim Partisi, ekmeğinin peşinden gidenlerin partisidir.

YEMEKLER GECİKSİN AMA KURYELER ÖLMESİN

Kuryeler çok zor koşullarda çalışıyorlar. Geçen hafta Ahmet Rüştü Bayar bir trafik kazasında yaşamını yitirdi.

Moto kuryeliğin acilen yüksek tehlikeli meslek grubuna alınması lazım.

Hızlı servis baskısı kazaların artmasına yol açıyor. Buradan hem şirketlere hem de bütün yurttaşlarıma kuryelerin diliyle sesleniyorum:

“Hızlı değil, güvenli teslimat” “Yemekler geciksin ama kuryeler ölmesin”

Evlere, işyerlerine fatura ateşi düştü. Türkiye faturaları konuşuyor. Sokak yürüyüşleri yapılıyor.

Ak Parti genel başkanı Sayın Erdoğan, bunlar hiç yokmuş gibi “muhalefet yaygara koparıyor” diyor.

Sayın Erdoğan, muhalefet yaygara koparmıyor, siz, halkın feryatları duymuyorsunuz

 

BÜTÇEDEKİ PARA BABANIZIN PARASI DEĞİL, MİLLETİN PARASI…

Faturalarda indirim beklerken Sayın Enerji Bakanı “100 liralık elektrik maliyetinin 50 lirasını hükümetimiz karşılıyor” dedi.

100 liralık elektrik faturasının 50 lirasını siz karşılamıyorsunuz. Biz o 100 lira için sabahtan akşama kadar aldığımız her nefeste, attığımız her adımda KDV ödüyoruz, ÖTV ödüyoruz. Harç ödüyoruz. Biz kötü yönetimin faturasını ödüyoruz.

Sayın bakan aynı konuşmasında “Elektrik üretiminde ithal oranımız yüzde 50. temel sorun elektrik enerji üretim maliyetleri” diyor.

Bırakın kendinize muhalefet yapmayı elektrikte ithal oranını neden düşürmediniz? Onu söyleyin. Onun hesabını verin.

 

DEVLETİN KEFEN PARASINI YEDİLER MİLLETİN KEFEN PARASINA GÖZ DİKTİLER

Devletin kefen parasını yediler. Milletin kefen parasına göz diktiler.

Yoksuldan vergi alıp, eşe dosta kıyak çektiler. Yandaşa bal kaymak, millete boş baklava, boş tost yedirdiler.

20 yıldır ülkeyi yönetenler üretimi değil ithalatı tercih ettiler. Türk çiftçisini değil, yabancı çiftçileri zengin ettiler. Onun için bir kilo salatalık 30 liraya, bir kilo kabak 20 liraya satılıyor. Onun için bir tane domates 4 lira, biber, patlıcan 5 lira oldu.

Gelişmiş ülkeler, 10 sene, 20 sene, 30 sene sonra ne yiyeceklerini planlıyor. Biz bu akşam ne yiyeceğimizin derdindeyiz.

 

EKONOMİK MİLLİYETÇİLİK, TARIMA ÖNEM VERMEKTİR

Türkiye’nin kurtuluşunu ekonomik milliyetçilik yapmakta görüyoruz.

ABD, Rusya, Kanada çiftçisini değil kendi çiftçimizi ihya etmektir.

Çiftçimize alım garantisi vermek, ekilmedik bir karış yer bırakmamaktır.

Çayımıza, fındığımıza, pamuğumuza, zeytinimize, üzümümüze sahip çıkmaktır.

Yabancı ülkelerin ve şirketlerin ne ekip biçeceğimize karışmasına izin vermemektir. Devlet üretme çiftlikleri, tarım işletmeleri açmaktır.

Ekonomik milliyetçilik Türk markalarını değerli kılmaktır. Markalaşmaktır.

Ekonomik milliyetçilik, milletimize varlıktır, sofralarımıza berekettir.

 

BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN EKONOMİK MİLLİYETÇİLİK

İçeride huzurlu, dışarıda onurlu Türkiye için ekonomik milliyetçilik

Tam Bağımsız Türkiye için ekonomik milliyetçilik

Zengin topraklar üzerinde yaşıyoruz ama varlık içinde, yokluk çekiyoruz.

84 milyon insan cefa çekiyor. 84 kişi sefa sürüyor.

Bu iktidarın devam etmesi, yoksulluğun, pahalılığın sefaletin devam etmesi demektir.

 

TÜRKİYE, BU İKTİDARDAN KURTULMALIDIR

Geçmişte hangi partiye oy vermiş olursanız olun desteğinizi istiyoruz.

  • Bize destek verirseniz; sizi aç bırakmayız, açıkta bırakmayız. Sizi üşütmeyiz.
  • Pahalılığı biz önleriz. Mutfaklarda huzuru biz sağlarız.
  • Sizi el yakan faturalardan kurtarırız.
  • Sizi borç batağından çıkarırız.
  • Çocuklarımız iyi eğitim alır, gençlerimiz iş bulur.
  • Memurlar, işçiler, emekliler iyi bir maaş alır.
  • Yolsuzluk, israf ve şatafatı bitiririz.
  • 84 milyonun hakkını 84 kişiye yedirmeyiz.
  • Harcadığımız her kuruşun, yaptığımız her işin, hesabını veririz.