25.11.2021 12:22:51

Türkiye Değişim Partisi Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, 22 Kasım 2021 Pazartesi günü, Ankara’da MYK Toplantısı öncesi basın açıklaması yaptı.

Basınımızın değerli temsilcileri,

Toplantımızı takip eden sevgili yurttaşlarım, çok kıymetli dava arkadaşlarım!

Ülke olarak çok zor günlerden geçiyoruz.

Dövizden, zamlardan başka bir şey konuşamıyoruz.Dünya, her alanda yeni trendleri konuşuyor.İleri ülkeler geleceği planlıyor.Biz, bugüne ayak uyduramıyoruz.

En güncel sorunlarımızı dahi konuşamaz hale geldik.Türkiye Değişim Partisi,“Sesimi duyan yok” diyenlerin sesi, “kimsem yok” diyenlerin kimsesi olmak için kuruldu.

Halkımızın gündemi neyse Türkiye Değişim Partisi’nin gündemi de odur.

Sevgi dolu yüreğimizle bu millet ne istiyor?Neye karşı çıkıyor? Onu söylüyoruz!

Halkımızın derdini, endişesini, arzusunu ve heyecanını dile getiriyoruz.

Bu amaçla;bize intikal eden bazı sorunları ve gündeme ilişkin bazı konuları burada dile getirmek istiyorum.

Açık ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler,coronavirüs salgını nedeniyle, 15 nisan 2020 tarihinde "izinli" olarak evlerine gönderilmişti.

31 mayıs 2020 tarihinden bu yana bu izinler 9 kez uzatıldı.

Şimdi bu pandemi izinleri 30 kasım’da sona eriyor!

TBMM bu soruna bir çözüm bulmazsa,90 bine yakın hükümlü, cezaevlerine dönmek zorunda kalacaklar.

Cezaevlerinde kapasite zaten dolu, bu doluluk daha da artacak.Bu hükümlülere salgın nedeniyle izin verildi.Halen salgın devam ediyor.

Can kayıpları hala çok yüksek.Bu insanlar 19 aydır dışarıdalar, suça karışmamışlar,topluma adapte olmuşlar,kendilerine bir düzen kurmuşlar.

90 bin kişiyi, aileleriyle 500 bin kişiyi etkileyen bu duruma TBMM’nin bir formül bulması lazım.

Cezaevleriyle ilgili bir diğer konu da;açık görüş yasağının, devam ediyor olmasıdır!

Pandemi gerekçesiyle cezaevlerinde açık görüşler 14 mart 2020 tarihinden bu yana yapılamıyor!

Okullar, stadyumlar, lokantalar açık hale dönmüş,dışarıda yasak kalmamamışken

CEZAEVLERİNDE GÖRÜŞ YASAKLARININ DEVAM ETMESİNİ İNSANİ AÇIDAN DOĞRU BULMUYORUZ!

Bu yasağın gerekli tedbirler ve önlemler alınarak kaldırılması lazım.

Gündemdeki bir diğer konu pandemidir.İlk ortaya çıktığında, dünyanın sonu geldi,sanacak kadar korktuğumuz,koronavirüs salgını sanki bitmiş gibi davranıyoruz.Koronavirüs yüzünden her gün 200’ün üzerinde insanımızı kaybediyoruz!

Bir yandan aşılama oranı artmadan salgını önleyemeyiz diyoruz.Öte yandan aşı olmak istemeyen olmasın gibi bir yaklaşım içindeyiz.

Aşı karşıtlarını ikna etmek için bir çalışma yapmıyoruz.Bu gevşeme halinden

Hemen çıkmamız gerekiyor.  Gençlerimiz umutsuz, gençlerimiz mutsuz!

Türkiye'de uyuşturucu kullanımı hızla artıyor.

Her gittiğim yerde aileler yardım istiyor.

Uyuşturucu kullanımını,sadece polisiye tedbirlerle ve nasihatle önleyemeyiz.Bu çok ciddi bir sorundur. Bu konuda,devlet politikasına ihtiyacımız var.

Bir diğer konu; yaz saati uygulaması neden devam ediyor?

Enerji tasarrufu sağlamadığı anlaşıldığı halde; milyonlarca çocuğumuzu ve milyonlarca insanı karanlıkta yola çıkartmanın mantığı nedir?

Bu konuda yetkilileri sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyorum.

Emeklilikte yaşa takılanlar konusunda bir çalışma yapıldığı haberleri yayıldı.

Sonra gündemimizde yok denildi.Bu insanların umutlarıyla oynamayın.Sizden lütüf istemiyorlar, haklarını istiyorlar.Haklarını verin.

Türkiye genelinde ilaçla ilgili sıkıntı yaşanıyor.Bine yakın ilaç bulunamıyor.Her suçu başkalarına yükledikleri gibi bunu da eczacılara yüklemek istiyorlar.

İlaç olsa eczacı niye satmasın?Sağlıkla oyun olmaz, yetkililerin çare bulması lazım.

Değerli basın mensupları,

Dolar almış başını gidiyor.Ülkemiz her geçen gün fakirleşiyor.Doların 1 lira 2 lira olduğu yıllarda biz yaptık diyorlardı. Dolar yükseliyor,dış güçler yaptı diyorlar.

Son iki haftada önce Güneydoğu Anadolu sonra Karadeniz Bölgesi’ndeydim.

Gittiğim her yerde gördüğüm şudur;yurttaşlarımız artık gerçekten bunaldılar, çözüm istiyorlar!Zaman kaybetmeden tedbir alınmasını istiyorlar.

Ne ülkeyi yönetenler ne de eski düzenin partileri,krizin derinliğini yeterince anlayamıyor.

Buradan herkesi uyarıyorum.Dövizdeki dalgalanma bir yerde durulmazsa,üretime yansımaya başlar.Fabrikalar, işyerleri kapanır, ekonomik kriz, sosyal olaylara neden olur.

Türkiye'yi yönetenlerin görevi bunu önlemektir. Bunun için de; köklü tedbirler almak lazım.

Yine buradan uyarıyorum;

BU KÖTÜ YÖNETİMİN FATURASINI

SAKIN OLA Kİ 84 MİLYONA KESMEYİN.

Bu faturayı, 84 milyonun hakkını kime yedirdiyseniz onlara kesin!

Elinizi yoksulların sofrasına uzatmayın!Emekçileri ezmeye kalkmayın.Onların fedakarlık yapacak ve dayanacak halleri kalmadı.      

Değerli basın mensupları,

SAYIN  ERDOĞAN, 50+1 DEDİĞİNE PİŞMAN.

Kendim ettim kendim buldum diyor.

50+ 1 diyerek kum saatini çalıştırdı.

Şimdi bunu durdurmak için, olağanüstü formüller arıyor.

BU SİSTEM TADİLATLA DÜZELMEZ!

Tek adam düzenini bozmadan Türkiye rahat edemez.Bir kişinin iradesi,Türkiye’nin kaderini belirleyemez.

Biz, Türkiye Değişim Partisi olarak,bir kişinin tek başına, koskoca bir ülkeyi yönetmesini doğru bulmuyoruz.

Kuvvetler ayrılığına dayalı, parlamenter demokrasi ile yönetilmek istiyoruz.

Tarafsız Cumhurbaşkanı, güçlü meclis, bağımsız yargı istiyoruz.

Değerli basın mensupları,ülkemizin içinde bulunduğu duruma,üzülmemek elde değil, kahrolmamak elde değil.Ancak umutsuzluğa kapılmaya gerek yok.

Kara gün kararıp kalmaz.Her gecenin bir sabahı vardır.

Türkiye bu zorlukları aşar.

İhtiyacımız olan tek şey vicdanlı ve ehil kadrolardır.

Türkiye Değişim Partisi, ne yapacağını, nasıl yapacağını bilen, vicdanlı ve ehil kadrolardır.

İş başına geleceğiz ve bu sorunları çözeceğiz.

Hukukta ve demokraside evrensel kurallara uyarak,güven ortamını sağlayarak çözeceğiz.

Ekonomiyi ehil ellere teslim ederek çözeceğiz.Ranta değil, üretime önem vererek çözeceğiz.

Çiftçimizi, sanayicimizi, turizmcimizi destekleyerek çözeceğiz.

Gösterişe ve israfa son vererek çözeceğiz.Şirketlere hazine garantisi değil, çiftçiye alım garantisi vererek çözeceğiz.

84 milyonun hakkını 84 kişiye yedirmeyerek çözeceğiz.

Bunları yaptığımız zaman emin olun ki;Türkiye’miz bir Türkiye daha olacak,

İşçinin, memurun, emeklinin maaşı iki kat artacak,

Türkiye hakkımızda varlığa, berekete, adalete ve huzura kavuşacak.

Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.

Allah’ım hayırlısını versin.

Allah’ım hepimizin yardımcısı olsun!